İZMİR CİNSEL İSTEKSİZLİK TEDAVİSİ FİYATLARI

Kadınlarda Cinsel İsteksizlik (Orgazm Olamama)

Kadınlarda cinsel isteksizlik, orgazm olamamaCinsellik veya cinsel istek nedir?
Bunu anlayabilmek için isterseniz önce kısaca insandan bahsedelim. Canlı doğarken tek bildiği şey ölüm dür ve yaptığımız her şey hayatta kalmak için, yaşamak için yaptığımız şeylerdir. Yaşamak, dünyada kalmak bir haz ve zevktir, ölüm ise elem ve kederdir,insan ve tüm canlılar elemden kaçar hazza yönelirler. Her canlı yaşamda kalmayı ister ve bunun için çaba gösterir.

Yaşamda kalabilmek yani ölmemek için doğuştan var olan bazı yeteneklerimiz ve hislerimiz vardır, bunlar sonradan öğrenilmez, değiştirilemez şeylerdir. Hayvanlarda bunlara iç güdü diyoruz, insanlardakine ise DÜRTÜ ismini veriyoruz. Dürtüler bilinçaltından gelir. Çok kabaca bir örnek verirsek yeni doğmuş bir bebeğin meme emmeyi bilmesi veya acıkınca ağlaması bir dürtüdür. Evet cinsellikte bir dürtüdür, hayatın ve de neslin devamını sağlamak için var olan bir dürtüdür. Ama cinsellik ikincil-ikinci sırada bir dürtüdür.

Birincil dürtüler kişinin o gün için yaşamda kalmasını sağlayan dürtülerdir ki; bunlar yemek yemek, su içmek, uyumak gibi yapılması gereken yapılmazsa kişinin hayatını kaybetmesine neden olacak dürtülerdir.

Canlıların hayatta kalmaktan haz duyduklarını ve her şeyi bunun için yaptıklarını biliyoruz.Ama gerçek olan bir şey var,oda her canlının sonunda öleceği,ama biz yaşamaktan bu dünyada olmaktan mutluyuz ve daha uzun kalmak istiyoruz,bunun için ne yapabiliriz??

Yapabileceğiniz tek şey ama tek şey bir şeyler üretip sizden sonraya bırakmak ,bununda en doğru,basit vede tatminkar yolu bedeninizden bir parça üretmek ve bunu sizden sonraya bırakmak yani çocuk sahibi olmaktır.

Sahip olunan çocukla canlı bedeninden olan bir parçanın kendinden sonrada dünyada kalacağını bilir ve bir huzur, mutluluk duyar ve dürtülerini tatmin eder. Neden torunların şimdi insanın kendi çocuklarından daha fazla sevildiği hakkında bir fikriniz oluştu mu, çünkü torun o kişinin kendinden sonra dünyada kalacak ama kendi çocuğundan daha fazla dünyada kalacak parçasıdır, garantisidir.

Bu yüzden insanlar kendi çocuklarını kendileri gibi görüp yapamadıkları şeyleri onların üzerinden yaşamayı isterler ve kendi istediklerinin dışında hareket etmesinden mutlu olmazlar, kabul edemedikleri şey çocuklarının da bir beyni ve hisleri olduğudur, sorunda buradan yaşanır.

O zaman cinsellik nedir?
Cinsellik; bir dürtüdür, ikincil öneme sahip bir dürtüdür, amacı neslin devamını sağlamaktır.

Neden cinsellik yaşarız;

Üremek için;
Zevk duyduğumuz için;
İletişim, paylaşım olduğu için; (aynı sinemaya gitmek gibi, el ele tutuşup yürümek gibi bir paylaşım, insanların bir birini tanımasıdır)
Nosyon olduğu için; yapılması gerekli olduğuna inandığımız bir şeydir, ne kadar çok sıklıkta yapılırsa o kadar iyi olduğu öğretilir veya öğrenilir. Bazen gelen maillerde veya telefonda sorulur ben haftada şu kadar seks yapıyorum yeterlimi? Neden bana günde 3 ve 4 öğün yiyorum yeterlimi diye sormuyorsunuz, acıkınca yiyorsunuz, sekste acıkınca yapılır, sayısı standardı yoktur, bizse bazı tabularda sıkışıp sekse bazı gereklilikler yüklemişizdir.

Cinsel arzu nedir?
Cinsel arzu kişinin karşı cinsle ilişkiye girme arzusu olup bedensel (hormonal) problemi olmayan herkeste mevcuttur.

Ne zaman cinsel arzu duyarız sorusunu yukarıda anlattığımız konuların ışığında şöyle tanımlayalım isterseniz;

Bedensel olarak yeterli olgunluğa erişmiş kadın veya erkek o gününü yaşamsal olarak garantiye aldığında cinsel arzu duyar, bunu açıklayan en güzel ata ”sözü fakirin karnı doyunca pipisi kalkarmış” sözüdür.

Cinsel arzu kavramı kişiden kişiye ve toplumdan topluma değişmekle beraber genel anlamda bir eşle seks ilişkisine girmeyi istemektedir.

Ne kadar isteğin yeterli olduğu, ne kadarının az olduğu kadından kadına değişir.

Bizim toplumumuzda kadınların istek ile ilgili sıkıntılarını çeşitli gruplarda incelemek gerçekçi ve faydalı olacaktır;

Erkekler ve kadınlar kabaca aynı ölçüde cinsel istek duyarlar ama yetiştirilme şartları, içinde bulunulan koşullar, aile baskısı, ahlaki ve dini etkiler kadınların bu isteklerini baskılamalarını, başka kanallara yönlendirmelerini, veya gösterememelerine neden olur.

Bu yüzden bu konuda rahat olan erkekler genelde cinsel ilişki arzusunu kadınlardan daha sık duyarlar;

bir bayan olarak eşinizin seksi sizden daha sık ve daha fazla arzu etmesi sizin seks isteği yönünden bir probleminiz olduğu anlamına gelmez.

Cinsel istek nerelerden doğar; binlerce uyarı cinsel istek doğurabilir,

görme,
koku,
duyma,
dokunma,
tatma,
düşünce,
duygular.

Genel olarak neler cinsel isteksizlik yapar;

en başta gebe kalma korkusu,
ikinci olarak bakire kadınlarda kızlık zarını kaybetme korkusu özellikle evlilik öncesi ilişkilerde
üçüncü sırada eğer kadın seks isterse veya bunu gösterirse partnerin kadın hakkında ne düşünebileceği
canının acıyacağı korkusu veya şüphesi
çevrenin baskısı ve düşünceleri
ahlaksal ve dinsel yasaklamalar
aile baskısı ve yetişme tarzı
fiziki olmayan nedenler arasında, eşle anlaşmazlık (uyumsuzluk) çok görülen bir nedendir,
depresyon
partnere güvenmeme
erkek partnerin erken boşalması
ilişki sırasında acı duyma veya kuruluk
cinsel ilişkiye zorlanmak
taciz veya tecavüz yaşamak
fiziki olarak hormonal bozukluklar
çeşitli hastalıklar
ilaçların yan etkileri bulunmaktadır.
hayatın ileri yıllarında (ileri yaşlarda) bir ölçüde azalır.

Cinsel isteği olmayan kadın var mıdır?

Normal hormon yapısına sahip her kadında cinsel istek vardır,cinsel isteksizlik veya zevk alamama veya orgazm olamama gibi şikayetlerle baş vuran kadınların yapılan tetkiklerinde de görülmüştür ki ancak bunların %1’inin gerçekten bedensel problemi vardır. Geri kalan %99’luk kesimin problemi tamamen psikolojiktir.

Cinsel isteksizlik, zevk alamama veya orgazm olamama düzeltilebilir mi?(eğer bedensel bir neden yoksa)

Evet, gerekli zaman ve maddiyat sağlandıktan sonra problemi düzeltilemeyecek kadın yoktur, her kadına istek duyması, ilişkiden zevk alması veya orgazm olması öğretilebilinir.

Ne kadar zamanda düzelir bu sorun?

Sorunun düzelmesi kişiden kişiye göre farklılık gösterir, yetiştirilme tarzı, işi, eşi içinde bulunduğu ortamlara göre bu çok çok değişiklikler gösterir.

Bedensel sorun olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Yapılacak basit bir jinekolojik muayene ve bir kaç hormon tahlili her zaman fazlasıyla yeterli olmaktadır.

Cinsel isteksizliği, zevk alamamayı ve orgazm olamamayı isterseniz farklı sosyal gruplarda inceleyelim;

Bekarlarda; en büyük korku kızlık zarının zarar görmesi veya acımasıdır,

-aile baskısı da çok çok önemlidir (bununla ilgili açıklama ilerde vardır)

gebe kalma korkusu da önemli bir yer teşkil eder.

Partnerin sizi kötü kadın olarak görüp görmeyeceği düşüncesi de önemlidir tabii ki, toplumsal baskılar vazgeçilemez bir istek yok edicidir.

bu yüzden bir çok genç kız ya cinsel arzularını baskılar yada mastürbasyona yönelir. Mastürbasyonda zara zarar vermez, gebe kalamaz,günah işlememiş, ailesini üzmemiş olur ve ailesindeki erkekleri başka bir erkekle aldatmamış olur, çünkü o yaşlarda sevgi farkı ayırt edilemez, partnere sevgi duyarsa ailesine vereceği sevgiden çalıyormuş gibi hissedebilir bazen genç kızlarımız.

Evli kadınlarda; evli kadınlar uzaydan mı geliyor hayır onlarda yıllarca bunları yaşayarak yada yaşatılarak büyüyorlar ve bu hisler bir alışkanlık haline geliyor ,daha sonra evleniyorlar.

Evlilikte sosyal uyumsuzluk,koca ile olan sorunlar ve maddi sıkıntılar isteksizliği yaratabiliyor veya arttırabiliyor. Sizi döven,sevmeyen veya aşağılayıp kötü davranan birisiyle sevişmek için istek duyabilir misiniz? Bir çok kadın aile evindeki baskıdan sıkıntılı hayattan kurtulmak için evlenir ve koca evinde daha fazla baskı ile karşılaşır.

Korunmayı kabul etmeyen çok çocuk sahibi olmayı erkeklik gibi gören kocalar yüzünden gebe kalma ve kürtaj olma korkusu yaşayan bir kadın nasıl cinsellik duyabilir ki.

Adatılmak ta kadında cinsel soğukluk yaratır.

Ayrıca seksi kadının bir vazifesi, erkeğe vermesi gereken bir hizmet olarak gören bazı erkekler yeterli veya hiç uyarı sağlamadan kadınla ilişkiye girmektedirler buda kadına acı verir ve cinsellikten soğutur.

Yukarıda yetiştirme tarzı demiştik; düşünün küçük bir kız çocuğusunuz dünyadaki en önemli varlıklar anneniz ve babanız, onlar olmadan yaşayamazsınız, onların sevgisi ve ilgisi sizin için hayatta en önemli şey; anne ve babanız veya aile çevresi size söyle bir mesaj veriyorlar daha doğrusu pırıl pırıl daha boş sayılabilecek bir hafızaya şöyle bir şifre, işletim sistemi koyuyorlar;

bizim kızımız canımızdır, bizi hiç üzmez, biz ona çok güveniriz, asla bizi üzecek hiç bir şey yapmaz. İleri yaşlarda ara sıra mesaj tazelenir, yenilenir, ben kızıma güvenirim, başka kızlar gibi değildir, doğruyu bizi neyin üzeceğini bilir.

Tamam ana mesaj verildi,yani işletme programı beyne konuldu,anne baba üzülmeyecek,onları üzecek bir şey yapmayacaksınız,onlar üzülürlerse sizi sevmezler sizde onların sevgisi ilgisi olmadan yaşayamazsınız.Şimdide işletme programının alt şifrelerini koyalım;

iyi kızlar erkeklerle beraber olmazlar,
aile şerefimiz çok önemlidir,
konu komşu ne der?

kızımın bakire olmadığını duyacağıma öleyim daha iyi (bu çok yaygındır, üniversite düzeyinde yaptığım anket çalışmalarında genç kızlara sorulan eğer aileniz bakire olmadığınızı bilse ne olurdu sözüne verilen ilk cevap;

”kalp krizi geçirip ölürlerdi her halde”

ikinci cevap;”beni evden atarlardı”

üçüncü sıklıkta verilen cevap ise;”beni öldürürler”olmuştu.

Programlama şöyle devam eder; çevreden ve televizyonlardan verilen haberlerle alt yapı kuvvetlendirilir, mesela şöyle; Ayşe hanımın kızı şöyle yapmış, ailesi kahroluyormuş, babasına felç gelmiş veya kalp krizi geçirmiş. Televizyondan ise ,bak aile sözü dinlemeyen kızların sonu budur gibi mesajlar verilir.

Üçüncü aşamadaki programlama: sen iyi bir kızsın (cinsellik isteyen veya yaşayanlar kötüdür) beyaz gelinlikle evlenecek, çocuk doğuracaksın. -kadının görevi eşine hizmet ve çocuk doğurmaktır, iyi kadınlar bunu yapar, kötülerin ise hayatlarını yaşama hakkı vardır.

Daha ağır olarak eğer ki onların istemediği şeyleri yapmaya yönelirseniz size soğuk davranıp sevgilerini kısarlar ve siz dünya bu şekilde yaşanamaz zannedersiniz, küçükken ben annem ve babam olmadan hayatta kalamayacağımı -hiç bir zaman için-ve eğer onlar beni sevmezlerse hayatımın biteceğini zannederdim ki, bu bütün çocuklarda böyledir.

Bir de kız çocuklarının babaya olan sevgisinin paylaşılması gibi hissettirilir karşı cinse olan ilgisi ve kız çocuğu sanki babasından olan sevgisinden çalıyormuş gibi zanneder eğer bir erkeğe ilgi duyarsa, halbuki ikisi ayrı ayrı hisler ve sevgilerdir.

Arabamızı aynı yere park etmeyi,aynı yere oturmayı bile alışkanlık haline getirmişken yıllarca çocukluğundan itibaren şartlanmış olarak yetiştirilen bir kişinin tamam sen evlendin 25 yıl sana verdiğimiz mesajları, baskıları ve alışkanlıklarını unut, baskıladığın, ayıp, günah olan hislerini, yönlendirdiğin hislerini canlandır ve düzelt, cinselliğini yaşayabilirsin demekle olmuyor bütün bunlar.

Ya bu hisler düzelmiyor yada geri gelmiyor ya da kadın yıllarca alıştığı dost olduğu zararsız olan mastürbasyon alışkanlığından kurtulamıyor, evliliği bambaşka hayal eden erkeğini prensi kendini de pamuk prenses olarak gören kadın gerçek hayatla hele birde erkeğin kaba ve anlayışsız davranışlarıyla karşılaşınca karşı cinsten iyice soğuyor ve cinselliği ya hiç yaşamıyor ve hissetmiyor yada mastürbasyonla yaşayıp ilişkiden zevk almıyor. Mastürbasyon hayal gücünün veya fantezinin sonsuz kullanımı ile gerçekleşir,kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini dilediği gibi düşünür ve sonsuz bir güce sahip olur, bu yüzden de hiç bir cinsel eylem bu sınırsızlıkta ve mükemmellikte gerçekleşmez. Bu da cinsel eylemlerde bazen hayal kırıklığı yaratabilir.Kadın alıştığı bu düzenin dışına çıkıp normal cinsellikten zevk alamaz.

Kadında orgazm nedir?

Teknik terimleri bırakıp gerçekçi olalım. Kadın orgazmı erkekten çok çok farklıdır. Erkekteki gibi orgazm ile gelen bir sıvı görsel bir olay yoktur kadın orgazmında. Ve bu her kadından kadına çok çok farklılık gösterir.

KADIN İÇİN ORGAZM TANIMI: ”Yaşadığınız bir cinsel eylem veya ilişki bittikten sonra gergin kalmıyorsanız, boğazınızda yutamadığınız bir lokma varmış gibi hissetmiyorsanız, kendiniz mutlu ve rahat hissediyorsanız ve sizin için yeterliyse siz orgazm olmuşsunuz demektir.”

Bırakınız başkaları ne derlerse desinler, ne yazılırsa yazılsın fark etmez, mühim olan sizin gerçeğinizdir.

Peki bunları yaşayamayan yada hissedemeyenler ne yapacaklar?

Erişkin kişilerde bunu kendi kendine çözümü çok zordur, en basit ve kolay yolu destek almaktır.

Nereye başvurup destek alabilirler?

Bir seksüel terapi merkezine baş vurup destek alıp tedavi olabilirler.

Yani tedavisi vardır ve bu durum düzeltilebilinir mi?

Evet tedavisi vardır, gerekli koşullar sağlandıktan sonra her türlü sıkıntı gibi buda düzeltilir, kişinin cinsel istek duyması, veya cinsel ilişkiden zevk alması veya orgazm olması öğretilir.

Bu konuda çok sıkıntılı hasta var mı?

Maalesef Türkiye koşullarında bu kadınlarımız içinde sıkça yaşanan bir durum.

Mühim olan kadın olmaktan utanmamaktır, cinsellikten utanmamaktır.

Hayat güzeldir, kadın olmak ayrıcalıktır.

Güzelliği ayrıcalıklı olarak yaşamanın keyfini çıkarın !

 

 

 

Kadınlarda Cinsel İsteksizlik – Cinsel Soğukluk

Doyurucu cinsel ilişki için öncelikle kişinin kendi içinde bir istek duyması, isteğin bir partnere yönelmesi gerekir ve bu süreç içinde kişinin mizacı ve iç dünyasıyla ilgili psikolojik etkenler, bedensel durumla ilgili biyolojik etmenler, bizi kuşatan ve içinde yaşadığımız çevresel ve kültürel etkenler belirleyici rol oynarlar.

Partnerler arasında yanlış anlamalara ve ciddi çatışmalara yol açan en önemli faktörlerden biri eşlerin cinsel istek düzeylerinin belirgin olarak farklı olmasıdır.

Cinsel işlev bozuklukları arasında sık görülen bozukluklardan biri olan cinsel isteksizlik sorunun tanımlanması bu konuyla ilgilenen uzmanlar arasında fikir ayrılıklarına yol açmıştır. Kişinin partneriyle ilgili düşünce ve hisleri, inançları, sosyal durumu, yaşı, mesleği, cinsellikle ilgili kültürel normları, yeterli özgüven, cinsellikle ilgili önceki deneyimlerin olumlu olması, uygun bir cinsel eşin olması, cinsellik dışındaki alanlarda da iyi bir ilişkinin olması, cinsel isteğin yoğunluğu ve sıklığı gibi  birçok kriteri göz önüne almak gerekmektedir. Bu nedenle cinsel isteğin objektif kriterlerini belirlemek oldukça güçtür.

Cinsel istek nedir?
Kişinin karşı cinsle ilişkiye girme arzusudur. Olası çekici cinsel partnere yönelik dikkatin olması, yazılı veya görsel erotik materyallere karşı ilgi, cinsel içerikli rüyalar veya fanteziler kurma, cinsel etkinlikle ilgili arzuların farkında olunmasıdır. Bir partnerle cinsel ilişkiye girmeyi istemektedir. Cinselliğin azalmasına ilişkin hayal kırıklığını da kapsamaktadır. Görme, koklama, işitme, dokunma, tatma, düşünce ve duygular cinsel isteği meydana getirir.

Cinsel isteksizlik nedir?
Azalmış cinsel istek, yeterli cinsel uyarı olmasına rağmen cinsel fantezilerin ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması veya hiç olmaması, cinsel arzu duyulmaması durumudur. Halk arasında “frijidite” ya da “cinsel soğukluk” olarak da adlandırılmaktadır.

Cinsel İsteksizliğin Tipleri
1-Primer Cinsel İsteksizlik
Ergenlik döneminde başlar.
2-Sekonder Cinsel İsteksizlik
Cinsel sorunu olmayan bir kadının hayatının herhangi bir evresinde cinsel açıdan isteksizleşmesidir.

Cinsel isteksizlik ne sıklıkla görülür?
Cinsel isteksizlik, kadınlarda erkeklerden daha fazladır. Cinsel isteksizlik kadınların ortalama %33’ünde görülür. Oranlar yaşa bağlı olarak artmaktadır.

Cinsel Soğukluğun Nedenleri Nelerdir?
1-Fiziksel Faktörler:Yaşlanma ve menopoz, cinsellikten uzun süre uzak kalmak, kullanılan bazı ilaçlar, alkolizm, böbrek, karaciğer ve kalp yetmezliği, tiroid hastalıkları, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon gibi kronik hastalıklar, multipl skleroz, Parkinson gibi nörolojik problemler, ameliyatla rahmin alınması, hormonal dengesizlikler, doğumdan sonraki lohusalık ve emzirme dönemleri, cinsel organlarının yapı ve fonksiyonlarının bilinmemesi, rahim ağzı enfeksiyonları, vajinal mantar, trikomonas gibi vajen enfeksiyonları, vajen akıntıları, yaşa bağlı hormonal yetersizlikten kaynaklanan kuruluk, ameliyat sonrası meydana gelmiş yapışıklıklar gibi cinsel hayatı etkileyecek jinekolojik rahatsızlıklar, ilişkide ağrı hissetmedir.
2-Psikolojik Faktörler: Vaginismus, aşırı stres, eşler arasındaki geçimsizlikler ve çatışmalar, homoseksüellik, evlilikle ilgili problemler, beden şekli ile ilgili kaygılar, bıkkınlık, cinsel travmalar, tecavüz, ailede birinin ölümü, çocuk doğumu, taşınma gibi önemli yaşam olayları, ilişkiye gerekli özenin gösterilmemesi, cinsel ilişki ile bazı olumsuz anıların yerleşmesi, cinsel ilişkide bulunmanın bir suç veya günah olarak algılanması, anksiyete ve depresyondur.

Nedenleri toparlayacak olursak, bir kısmı erkeklerin sebep olduğu, bir kısmı kadınların kendilerinden gelen ve bir kısmı da çevre ile ilgili nedenlerdir. Kadınların yaklaşık %1’de gerçekten fiziksel bir problem vardır.Geri kalan %99’luk kesimin problemi tamamen psikolojiktir.

Tedavi
Tedavi, neden olan faktörün ortaya konmasından sonra mümkündür. Tedavinin amacı eşler arasında bir uyum oluşturulması ve aralarındaki bozulan iletişimin  yeniden düzenlenmesidir. Eğer eşlerden birinde belirgin düzeyde cinsel istek azlığı varsa istek düzeyini arttırmaya çalışmak gerekir. Bazen de eşlerden birinde aşırı isteklilik ve talepler varsa dengeyi sağlamak açısından bu istek ve talepleri azaltmak gerekebilir. Bu nedenle tedaviye “çift” olarak hastalar kabul edilmelidir. Herhangi bir organik hastalık saptanamamışsa isteksizliğin nedeni psikolojiktir. Bu durumda çiftlerin birlikte psikiyatrik yardım alması gerekmektedir:
*Cinsel Terapi
*Aile Terapisi,
*Bedensel egzersizler,
*Cinsel egzersizler,
*Cinsel hayatta kısa ayrılıklardan sonra bir araya gelme, eğitim amaçlı erotik videolar seyretme, kıyafet değişikliği, tavırlardaki bir değişiklik, mekan değişikliği gibi küçük değişiklikler ve fanteziler yapılması vb. cinsel yaşama yeniliklerin kazandırılması,
*İlaç tedavisi: Testosteron hormonu, viagra, antidepresan ilaçlar, feromonlar ve Opti-S’xtiva yani kadınlar için yulaftan yapılma viagra benzeri bitkisel afrodizyaklar.

Cinsel İsteksizlik Hakkında Bilinmeyenler
*Yapılan araştırma sonuçlarına göre seks; stres, yorgunluk ve baş ağrısıyla savaşır ve bu sayede bünyeyi de rahatlatır.
*Bazı kadınların kendiliğinden cinselliğe ilgileri yoktur fakat eşlerinin yaklaşımına fizyolojik bile olsa yanıt verir, uyarılır ve orgazm olurlar.
*Kadınlarda aşk cinsel isteği artıran bir etkendir.
*Cinsel isteksizlik kadının kısır olması demek değildir. Çünkü kadınlar hiç cinsel birleşme yapmadan da gebe kalabilirler.
*Genel olarak bütün kadınlar yeterli bedensel ve ruhsal uyarmalarla hazırlandıkları takdirde cinsel birleşmeden zevk alabilirler.
*Kadınların büyük çoğunluğu cinsel isteksizliklerinin gerçek nedenini kocalarının beceriksizliğinde ararlar. Oysa, çoğu kez durumdan erkek kadar, hatta ondan daha fazla, kadın sorumludur.
*Cinsel isteksizlik genellikle çiftler arasındaki sorunları yansıtır.