GEBELİKTE DEPRESYON TEDAVİSİ FİYATLARI İZMİR

GEBELİKTE DEPRESYON

Önemli bir ruhsal hastalık olan depresyon dünyada en sık görülen tıbbi sorunlardan biridir. Kişinin duygusal durumunu, düşüncelerini ve davranışlarını etkilediği gibi bedensel sağlığını da etkiler. Depresyonla kişi öyle bir duruma girer ki her zaman yaptığı sıradan şeyler bile kişiye zahmet veren şeylere dönüşür. Depresyonun iyi tarafı, tedavisinin olmasıdır.

Zaman zaman herkes kendini çökkün, kötü yalnız vb. hisseder. Bu durumun tıbbi anlamda depresyon olabilmesi için kendini bir süreliğine, gelip geçici olarak kötü hissetmekten çok daha öte bir şey olma durumudur. Günlük yaşam işlevselliğini önemli ölçüde bozar.

Depresyonun gelişiminde kalıtsal yatkınlığın yanı sıra beyin ve vücuttaki işlev değişikliklerini içeren etkenlerin karmaşık etkileşmesinin rol oynadığı düşünülmektedir. Depresyon kendi başına çıkabileceği gibi başka bir hastalığın bir sonucu olarak da ortaya çıkabilir. Örneğin gebelikte, doğum sonrasında da çıkabilir.

Depresyonun görülme sıklığı kadınlarda erkeklerden 2 kat daha fazladır. Neden kadınlarda daha sık görülür? Biyolojik neden olarak bakılırsa; kalıtsal etkenleri ve kadın eşeysel hormonlarının salgılanmasına eşlik eden duygusal durum değişikliklerini kapsar. Toplumsal ve kültürel faktörler olarak da; kadınlardan hem iş yaşamının hem de aile yaşamının yükünü taşımaları beklenir. Yoksulluk ve ana-baba sorumluluğunu tek başına taşıma öyküsüne kadınlarda daha sık rastlanır. Kadınlar sorunlarla baş etme konusunda erkeklere göre daha çabuk kontrol edememe durumuna düşerler.

Bu yüzdendir ki gebelik öncesi, sırası ve sonrasında da depresyon görülme sıklığı oldukça fazla olabilmektedir.

Geçmiş yıllarda gebelik ‘‘psikiyatrik bozukluklar için koruyucu bir dönem’’ olarak görülürken, günümüzde bu görüş kabul görmemektedir. Çünkü kadınlar gebeliği neşe, doyum, olgunluk, kendini gerçekleştirme ve mutluluk kaynağı olarak algıladığı gibi; stres, endişe, kaygılı bekleyiş, üzerinde aşırı bir yüklenme gibi olumsuz ruhsal duygulanımların da yaşanabileceği bir dönem olarak da görebilmektedir.

Çoğu kadın gebeliği sırasında sağlıklı ve olumlu bir tutum içinde olur. Belirli birtakım hormonların salgılanmasındaki artış ruhsal iyilik durumu veriyor gibidir. Bununla birlikte kadınların ortalama %10 u gebelik sırasında depresyon yaşar.
Gebelikte depresyon nedenleri ?

Gebelik sırasında depresyon,

►Daha çok, önceden depresyon geçirmiş olan kadınlarda görülür.

►Ay başı öncesi gerginliği rahatsızlığının fazla olması,

►Toplumsal dayanaklarının az olması,

►Gebelik yaşayan kadının yaşının küçük olması,

►Tek başına yaşıyor olması,

►Evlilik çatışmalarının olması,

►Eşiyle çift ilişkilerinin iyi bir seyirde olmaması,

►Gebeliğe ilişkin duygularının karışık olması,

►Gebeliğe hazır olmadan hamile kalmış olması gibi nedenler sayılabilir.
Gebelikte depresyon belirtileri

gebelikte-depresyon-belirti           Gebelikteki depresif belirtiler genel depresyon belirtilerinden farklı olmamakla birlikte; hamile depresif hastalarda diğer depresif  hastalara göre bulantı, mide ağrısı, sık soluk alıp verme, baş ağrısı gibi somatik şikayetler anlamlı derecede fazla görülmektedir.

Değişik kültürlerde gebelik döneminde depresyon yaygınlığını araştıran çalışmalarda depresif belirti görülme sıklığı Macaristan’da %17.9, Amerika’da %20, Kanada’da %25,  Finlandiya’da %30  olarak bulunmuştur. Türkiye’de bu konuda sınırlı sayıda çalışma mevcut olmakla birlikte, %27.3 ile % 36.3 arası yapılan farklı çalışmalarla ortaya çıkan oranlardır.

Gebelik sırasında ortaya çıkan depresyonun tedavi edilmesi kararı verilirken tedavinin yarar ve zararları göz önünde bulundurulur. Tedavi edilmezse annenin ve bebeğin beslenmesi bozulabilir, anne doğum öncesi bakımına gerekli özeni göstermeyebilir, bebeğin kilosu düşük doğum olabilir ya da erken doğum riski artabilir. Tedavi edilmeyen depresyon süreğen ya da daha ağır bir depresyona dönüşebilir. Araştırmalara göre gebeliğinin başında antidepresan ilaçlarını kesen depresyondaki kadınların yaklaşık yarısında gebeliğin son 3 ayında hastalığın yinelendiği görülmüştür.
Gebelikte depresyonun etkileri

►Gebelikteki depresyon zamansız doğum,

►Gebelik zehirlenmesi,

►Zor doğum

►Doğumda daha fazla cerrahi müdahaleye gereksinim duyma

►Gebelik haftasına göre küçük fetüs,

Düşük doğum ağırlıklı ve düşük sağlıklı olma skorlu yenidoğan gibi olumsuz gebelik ve obstetrik (doğum ve doğumla ilgili olan ) komplikasyonlar gibi tablolara yol açabilmektedir. Ayrıca gebelik depresyonu intihar girişimini, pospartum depresyon ( doğum sonrası depresyon ) riskini arttırma potansiyeli nedeniyle de çok önem taşımaktadır.
Gebelikte depresyonun bebeğe zararı var mı ?

depresyon-tedavi           Gebeliğin erken dönemlerinde görülen depresyon, hem gebeyi hem de fetüsü uzun dönemde de olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle gebelik depresyonunun erken tanınıp, tedavi edilmesi anneye ve fetüse ait oluşabilecek riskleri azaltacaktır. Görevli sağlık personelinin gebelikte depresyona eğilimli olabilecek riskli grupları erken dönemde belirlemesi, depresyonun önlenmesi ve tedavisini kolaylaştıracaktır.

Gebelik depresyonunun erken dönemde tanınmasında başta ebe, hekim ve hemşire olmak üzere sağlık profesyonellerine çok büyük sorumluluk düşmektedir. Ülkemizde de diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gebelik depresyonuna yönelik sağlık profesyonellerince tarama programları başlatılmalı, yaygınlaştırılmalı, depresyon riski olan gebeler ( geçmişinde depresyon öyküsünün bulunması, kronik hastalığın olması gibi ) erken dönemde belirlenmelidir. Ortaya çıkarılamamış veya tedavi edilememiş depresyon hem gebe hem de bebek için risk oluştur. Ebe ve hekimin, depresyon tedavisini, ilaçla alan gebeleri postpartum dönemi dahil daha sık aralıklarla izlemesi gerekmektedir.

Gebelikte depresyonunu önlemede atılacak ilk adım riskli grubun belirlenmesidir. Bu risk grubunun erken dönemde (mümkünse hamilelik öncesinde) belirlenmesi ve erken tedavisi anne ve bebek üzerindeki olası riskleri de azaltacaktır.

Gebelikte depresyon tedavisindeki çalışmaların ışığında gebelikte seçici serotonin gerialım ketleyicilerinin hem anne, hem de bebek için görece güvenilir olduğunu göstermiştir. Elektrokonvülsif terapi de güvenilir diğer tedavi seçeneğidir. Bunların hepsinin hekim tarafından riskli olduğu ya da tercih edilmediği durumlarda ilaçsız terapi ile tedavi en uygun seçenek olacaktır.

 

GEBELİK (HAMİLELİK) DEPRESYONU
Hamilelik depresyonu (antepartum depresyon) anne adaylarının yaklaşık %10-20’sinde görülen bir durumdur. Hamilelik dönemi bir anne adayı için sevinç, heyecan, mutluluk gibi duyguların yanı sıra zaman zaman korku, endişe gibi duyguları da getiren inişli çıkışlı duygu durumlarına neden olan bir dönemdir.  Bu nedenlerle ve ayrıca hamilelikteki hormonal değişikliklerin de etkisiyle anne adaylarının bir kısmında depresyona kadar varan duygu durum değişiklikleri görülebilmektedir. Daha eskiden geçirilen bir depresyon, aile ilişkilerindeki sıkıntılar, gebelik öncesi ve gebelik sırasında çıkan tıbbi problemler, stres gibi durumlarda gebelik depresyonuna katkıda bulunmaktadır.

Hamilelik depresyonu belirtileri:
– Sürekli üzüntü hali
– Konsantre olamama
– Çok az veya çok uzun süre uyuma
– Normalde hoşlanılan aktivitelerden artık zevk almama
– Umutsuzluk, intihar ve ölüm gibi düşüncelere kapılma
– Anksiyete, aşırı sinirlilik
– Suçluluk veya değersizlik hissi
–  Yeme alışkanlıklarında değişiklik
– Sosyaleşmekten kaçınmak
– Unutkanlık
– Sürekli ve aniden ağlama atakları
– Cinsel isteksizlik

Tedavi:
Hamilelik depresyonu mutlaka tedavi gerektiren bir durumudur, geciktirilmemelidir, nasıl olsa doğumdan sonra  geçer düşüncesiyle ertelenmemelidir. Tedavi edilmediği taktirde hem anne hem bebek açısından çeşitli sakıncalar doğurur. Gebelik depresyonundaki anne gebelik takiplerine, ilaçlarına, beslenmesine gerekli özeni gösteremez. Bu durumu yaşayan annelerden doğan bebekler diğer bebeklere göre daha az aktif görülür ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite, ajidite gibi durumlar daha sık rastlanır bu bebeklerde. Yukarıda sıralanan belirtilerden bir kısmını kendinizde farkettiğinizde hemen doktorunuza başvurmalısınız. Psikiyatri uzmanı tarafından psikoterapi veya diğer yöntemlerle gerekli tedavi uygulanarak hamileliğinize mutlu bir şekilde devam etmeniz sağlanacaktır.